FRC Esans
FRC Esans
"O Kadının kokusu"
Her damlasında, doğal özlerden gelen tutku ve çekim. Fatih Reşit Civelekoğlu sizler için hazırladı.
Birçok kadın şu hatayı yapıyor:
Erkeğin eve geldiği andaki ruh halini, kendisine olan sevgisinin göstergesi sanıyor.
Oysa erkek gün boyunca mücadele etmiş, stres yüklenmiş, onlarca problem çözmüş olabilir. Eve geldiğinde sessiz, yorgun veya suratsız görünmesi çoğu zaman sevgisizliğin değil, zihinsel yorgunluğun sonucudur.
İşte tam bu noktada kadının yaklaşımı ilişkinin yönünü belirler.
Bir erkeği eleştirmek mi?
Yoksa onu anlayıp duygusal olarak rahatlatmak mı?
Çünkü erkek çoğu zaman anlaşılmak ister.
Peki bir kadın erkeğini güler yüzle karşıladığında, ona temas ettiğinde ve takdir ettiğinde erkek psikolojisinde neler değişir?
Gerçek romantizm neden çiçeklerden ve sürprizlerden çok daha derin bir yerde başlar?
Bu videonun devamında; fiziksel temasın ilişkiye etkisini, erkek psikolojisinde takdir edilmenin önemini, kadın-erkek arasındaki duygusal bağın nasıl güçlendiğini ve sağlıklı ilişkinin temel dinamiklerini detaylı olarak ele aldık.
YouTube kanalımdaki tam bölümü izlemeden yorum yapmayın.
Kadın gizemini korudukça, erkeğin ilgisi daha uzun süre canlı kalır.
Çünkü erkek zihni doğası gereği keşfetmeye, anlamaya ve çözmeye yönelir. Kolay ulaşılan, tüm yönleriyle ilk anda ortaya konulan şeyler merak duygusunu hızlıca tüketebilir. Merakın bittiği yerde ise çoğu zaman heyecan da azalır.
Burada “gizem”den kastımız oyun oynamak ya da kendini ulaşılmaz göstermek değildir. Gizem; kişinin her yönünü hemen ortaya dökmemesi, kendine ait bir iç dünyasının olması ve kendi değerini koruyabilmesidir.
Bir kadın kendini sürekli teşhir ettiğinde, dikkat çekebilir. Ancak dikkat çekmek ile değer görmek aynı şey değildir.
Erkekler çoğu zaman herkesin ulaşabildiği bir şeyi tüketir, emek verdiği ve keşfettikçe yeni yönlerini gördüğü bir şeye ise yatırım yapar.
Bu yüzden uzun vadeli ilişkilerde fiziksel görünüm kadar önemli olan şey; merak uyandıran bir karaktere, derinliğe ve kendine ait bir dünyaya sahip olmaktır.
Çünkü ilgi, görünene yönelir.
Bağlılık ise keşfedilmeyi bekleyen derinliğe...
Burada anlatmak istediğim şey ev işinin küçümsenmesi değil, sorumluluk alanlarının birbirine karıştırılmasıdır.
Ben gerektiğinde ev işi de yaparım, çocuğuma da bakarım, eşimin yükünü de alırım.
Ancak bir erkeğin temel sorumluluğu ailesinin geçimini sağlamaktır.
Bugün birçok ilişkide sorun; yardımlaşmanın artmasından değil, rollerin ve beklentilerin belirsizleşmesinden kaynaklanıyor.
Kadın ve erkek arasındaki çekim yalnızca sevgiyle değil, enerjilerle de ilgilidir.
Eril enerjinin temelinde yön vermek, sorumluluk almak, yük taşımak ve güven oluşturmak vardır. Dişil enerjinin temelinde ise kabul etmek, takdir etmek ve bağ kurmak vardır.
Taraflar kendi doğalarından uzaklaştığında ilişkinin dengesi değişmeye başlar.
Bir erkek zamanla eril enerjisinden uzaklaşıp sürekli onay bekleyen, yönlendirilen ve yük alan değil yük devreden bir konuma geçtiğinde; birçok kadın partnerine duyduğu hayranlığı ve saygıyı korumakta zorlanır.
Çünkü kadınlar kusursuz erkeklere değil, güçlü bir duruş sergileyen erkeklere çekilir.
Benim itirazım yardımlaşmaya değil…
Kadınla erkeği birbirine çeken doğal dinamiklerin yok sayılmasınadır.
Bir görüşü savunmak için dini referans göstermek kolaydır.
Zor olan ise o dönemin şartlarını, yaşam biçimini ve bağlamını doğru anlamaktır.
Bugün birçok insan, kendi düşüncesini meşrulaştırmak için Hz. Muhammed’in (SAV) hayatından seçici örnekler sunuyor. Oysa O’nun hayatına bütüncül baktığımızda; başkalarına yük olmamayı ilke edinmiş, kendi işini mümkün olduğunca kendisi yapan, sorumluluktan kaçmayan bir insan görüyoruz.
Sorun, dini kaynaklarda değil...
Sorun, kaynaklara kendi arzularımızın gözlüğüyle bakmamızda.
Hakikati öğrenmek isteyen kişi, önce kendi önyargılarını sorgulamalıdır.
Çünkü kutsal olanı kendi nefsimize hizmet ettirmeye başladığımız anda, gerçeği değil sadece işimize gelen kısmı görmeye başlarız.
Hz. Muhammed’i (SAV) anlamak; O’nu kendi fikirlerimize delil yapmak değil, kendi fikirlerimizi O’nun hayatı karşısında yeniden değerlendirebilmektir.
Sizce insanlar inançlarını mı yaşıyor, yoksa inançlarını kendi hayat tarzlarına mı uyduruyor?
Son paylaşımlarımdan sonra ortalık biraz karıştı.
“Fatih Hoca ne demek istiyor?” diye soranlar için konuyu duygusal tepkilerle değil, psikolojik ve akademik bir çerçeveden ele alalım.
Evlilikte rol paylaşımı üzerine yapılan birçok çalışma, kadın ve erkeğin birbirini tamamlayan özelliklerinin ilişkinin dinamiğinde önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor.
Bazı araştırmalar, ev içindeki roller tamamen nötrleştiğinde ve taraflar birbirinden farklılaşan özelliklerini kaybettiğinde, eşler arasındaki romantik ve cinsel çekimin zamanla zayıflayabildiğine dikkat çekiyor. Çünkü ilişki, birbirini tamamlayan iki kişinin birlikteliğinden çok, aynı görevleri paylaşan iki ortağın ilişkisine dönüşebiliyor.
Ekonomi alanında Nobel ödüllü düşünürlerin de temelini oluşturduğu uzmanlaşma yaklaşımı ise, aile içinde herkesin güçlü olduğu alanlarda sorumluluk almasının yapıyı daha sürdürülebilir hale getirdiğini savunuyor.
Çocuk gelişimi açısından bakıldığında da anne ve babanın farklı özelliklerle varlık göstermesi, çocuğun kimlik gelişimi ve güven duygusu açısından önemli bir rol oynuyor. Çocuk sadece söylenenleri değil, gördüğü ilişki modelini de öğreniyor.
Burada anlatmaya çalıştığım şey; erkeğin ev işlerine yardım etmemesi ya da kadının tek başına yük taşıması değildir.
Mesele, aileyi ayakta tutan doğal dengeyi koruyabilmektir.
Kadın ve erkek aynı olmak zorunda değildir. Zaten çoğu zaman ilişkinin gücü de farklılıkların birbirini tamamlamasından doğar.
Sizce modern hayat kadın ve erkek arasındaki doğal rol dengesini zayıflattı mı?
Düşüncelerinizi seviyeli bir şekilde yorumlarda paylaşabilirsiniz.
Click here to claim your Sponsored Listing.
Category
Telephone
Website
Address
Orhantepe Mah. Söğüt Sokak. No:4
Istanbul
34000
